1-Devlet Memurları Kanun Tasarı Taslağı 2-Kara Para Aklama Yöntemleri 3-Süresi Dolan Teminat Mektupları
Devlet memurları Kanunu Tasarısı Taslağı
Memur istediği zammı alamaması durumunda meydanlara inmeye hazırlanıyor. Hükümet ise, taslağı sendikalara sunarak not derdini de gündeme getirdi.
Hükümetin sendikalara sunduğu 'devlet memurları kanunu tasarısı taslağı'na göre, 10 yılda dört kez olumsuz not alan memur işten atılacak. Memurun görevde kalması için en az 100 üzerinden 60 alması gerekiyor
Memur zam derdine düşerken, hükümet devlet memurları kanun tasarısı taslağını memur sendikalarına sunarak, bir de not derdini gündeme getirdi. Amirlerinden 10 yılda dört kez olumsuz değerlendirme alan memur işten atılacak.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, 'Devlet Memurları kanun tasarısı taslağını dün toplu görüşmelerin üçüncü turuna katılan memur sendikaları konfederasyonlarının görüşüne sundu.
Özlük haklarıyla ilgili düzenlemeler getiren taslak, her memura ait 'personel ve başarı değerlendirme dosyası' açılmasını öngörüyor. Memurlar 100 tam not üzerinden değerlendirilecek. Ortalaması 0-59 olan 'yetersiz', 60-69 olan 'geliştirilmesi gerekli', 70-79 olan 'yeterli', 80-89 olan 'iyi', 90-100 olan 'çok iyi' kabul edilecek.
Devlet kapısı kapanıyor
Üst üste iki kez 'olumsuz' yani yetersiz ya da 60 puanın altında puanla değerlendirilen memurlar, başka bir amirin emrine atanacak. Burada da 'olumsuz' olan memurlar ile değerlendirmesi 10 yıl içinde dört defa 'olumsuz' olan memurların görevlerine son verilecek. Bunlar bir daha memur olarak istihdam edilemeyecek.
İlk defa memur olacaklar, birinci basamaktan göreve başlayacak ve basamak ilerlemesine ilişkin esaslar çerçevesinde 10. basamağa kadar ilerleyebilecek. Personel değerlendirmesi olumsuz olan yıllar hariç, bulunduğu basamakta üç yıl çalışan memur, sürenin dolmasını izleyen yılın başından geçerli olmak üzere bir üst basamağa ilerlemiş sayılacak.
Memurun ilerlemeye müstahak olmadığı tespit edilirse, basamak iptal edilecek. Memura, eşinin doğum yapması, kendisinin veya çocuğunun evlenmesi ve birinci dereceden yakınının ölümü halinde beş iş günü izin verilecek.
16 hafta doğum izni
Kadın memura çocuklarını emzirmeleri için doğumdan itibaren ilk altı ayda günde üç saat, ikinci altı ayda güde 1.5 saat süt izni verilecek. Kadın memura, doğumdan önce sekiz, doğumdan sonra sekiz hafta analık izni verilecek.
Doğum yapan memura analık izninin bitiminden itibaren, eşi doğum yapan memura doğumdan itibaren 12 aya kadar ücretsiz izin verilebilecek. Üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen memur da evlat edinmenin kesinleştiği tarihten itibaren bu izni almaya hak kazanacak.
İşkenceciye para cezası
AB uyum yasalarıyla getirilen 'İşkence ya da zalimane gayri insani veya haysiyet kırıcı muamele suçları nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nce verilen kararlar doğrultusunda devletçe ödenen tazminatlardan dolayı sorumlu personele rücu edilebilecek' hükmü Devlet memurları kanun tasarısı taslağına aynen konuldu.
Kamu hizmetlerini, mevzuat hükümlerine uygun şekilde yerine getirmeyen, kurallara uymayan veya yasaklanan işleri yapan memura durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 'uyarma', 'kınama', 'aylıktan kesme', 'basamak ilerlemesinin durdurulması' ve 'memurluktan çıkarma' cezalarından biri verilecek.
Taslakta, memurluktan çıkarma cezası verilmesini gerektiren fiiller arasında, siyasi partiye üye olmak, yetki almadan gizli belge açıklamak, eylemlerden arananları görev yerinde gizlemek, iş arkadaşlarına ve hizmet sunduğu kişilere karşı fiili tecavüzde bulunmak da yer aldı
NOT :
Konunun memur maaşlarının tartışıldığı bir dönemde gündeme gelmesi ilginç.....
Sizin de konu hakkında görüş ve önerilerinizi bekliyoruz.......
omerkose05@mynet.com
İŞTE KARAPARA AKLAMA YÖNTEMLERİ!
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), sık başvurulan karapara aklama yöntemlerini 11 başlıkta topladı ve bankalar, sigorta şirketleri, kargo şirketleri gibi yükümlü grupları dikkat etmeleri gereken ''göstergeler'' konusunda uyardı
MASAK'ın, AB'ye uyum çalışmaları çerçevesinde İtalya Ekonomi ve Maliye Bakanlığı ile yürüttüğü Karapara Aklanması ile Mücadele Kapasitesinin Güçlendirilmesi Projesi çerçevesinde, ''Şüpheli İşlem Bildirim Rehberi'' hazırlandı.
Rehberde yer alan ''Karapara Aklama Yöntemlerine'' ilişkin bölümde, ''sınırsız sayıda'' aklama yöntemi bulunduğu ifade edilirken, bunun ülkeden ülkeye ve finansal sistemlerde kullanılan araç çeşitliliğine göre farklıklık gösterdiği kaydedildi.
''Hemen her aklama yönteminde suç gelirinin, belirli benzer aşamalardan geçirilerek ekonomiye aklanmış olarak sokulduğu'' belirtilen rehberde, en çok kullanılan aklama yöntemleri şöyle sıralandı:
KARAPARA HANGİ YÖNTEMLERLE AKLANIYOR?
Şirinler (Smurfing) yöntemi: Şirinler yöntemi büyük tutarlı yasadışı fonların, dikkat çekmemek ve resmi raporlama eşiklerinden kaçınmak amacıyla çok sayıda kişi adına açılmış hesaplara bölünerek yatırılması. Zira bazı ülkelerde belirli tutarların üzerindeki nakit işlemlerin bildirilmesi zorunluluğu bulunuyor. Örneğin bu limit ABD için 10 bin dolar. Türkiye'de ise bankalar, ithalat, ihracat, görünmeyen işlemler ve sermaye hareketleri dışında, yurtdışına yapılan 50 bin dolar ve üzerindeki transferlere ilişkin bilgileri Merkez Bankasına bildiriyor.
Parçalama (Structuring) yöntemi: Eldeki fonu küçük miktarlara bölüp bankaya yatıracak kadar çok sayıda kişiyi (şirinleri) bulmak her zaman mümkün olmayabiliyor. Bu durumda insan sayısı yerine işlem sayısını artırmak suretiyle bildirimden kaçınma yolu tercih ediliyor. Örneğin 1,5 milyon dolarlık bir tutar, ortalama 7 bin dolarlık 200'den fazla transfer işlemi yapılmak suretiyle aklanabiliyor.
Vergi Cennetleri (Off-Shore Merkezler): Kıyı bankaları temel olarak diğer bankalar gibi mevduat toplayan, kredi veren ve güvene dayalı işlemler yapan bankalar, ancak off-shore merkezlerin sağladığı gizlilik, politik istikrar, sıfır ya da sıfıra yakın vergilendirme, sermaye hareketlerinde tam serbesti, coğrafi konum olarak gelişmiş ülkelere yakınlık gibi avantajlara sahip oluyorlar. Aklayıcılar, avantajları denetim dışı kalmak, yasal merciler tarafından yapılan soruşturmaları sonuçsuz bırakmak amacıyla kullanıyor.
Tabela Bankaları (Shell Banks) Herhangi bir ülkede fiziki bir hizmet ofisi bulunmayan, web adreslerinden ibaret olan, bankacılık işlemleri ve kayıtları açısından resmi bir otoritenin denetimine ve iznine tabi bulunmayan bankalar. İşlemlerin bu tür bankalar bünyesinde ya da aracılığıyla gerçekleştirilmesi, paravan şirketlerde olduğu gibi iz sürmeyi zorlaştırıyor.
Tabela Şirketleri (Paravan Şirketler): Herhangi bir ticaret veya imalat faaliyetinde bulunmayan ve genellikle sınır-ötesi merkezlerde kurulan şirketler. Göstermelik şirketlerden farklı profil oluşturuyor. Göstermelik şirketlerde aklama amacı olmakla birlikte yasal bir faaliyet ve bir işyeri söz konusu. Oysa paravan şirketler sadece kağıt üzerinde bulunuyor. Kurulmalarındaki amaç, ayrıştırma aşamasında fon transferlerinin bu şirketler üzerinden geçirilmesi yoluyla inceleme sürecinde iz sürmeyi zorlaştırmak.
Aklayıcılar bu tip birçok şirkete sahip olabiliyor ve şirketler arasında yapılan transferler sonucu, paravan şirket çok karlı bir işletme gibi gösterilebiliyor. Böyle bir durumda kağıt üzerinde görülen karın yerine kasaya suçtan elde edilen gelir konuyor. Bu paranın vergisi ödeniyor ve yasallaştırılmış oluyor.
Göstermelik Şirketler (Nakit Para Kullanılan İşyerleri) : Bu yöntemde fast food, benzin istasyonu gibi nakit para akışının yoğun olduğu işyerleri kuruluyor. Bu tür işyerlerinin seçilmesinin nedeni bunların muhasebe denetimlerinin yapılmasının oldukça zor olması. Böylece yasa dışı kaynaklardan gelen fonlar, bu işyerlerinden elde edilen gelirlere karıştırılabiliyor.
Oto Finans Borç Yöntemi (Loan-Back) : Bu yöntemde bir finansal kuruluşa yatırılan suç geliri, sahibine kredi olarak geri dönüyor. Örneğin para aklayacak kişi, off-shore merkeze gidiyor ve parayı burada faaliyet gösteren A bankasına yatırıyor. Daha sonra kendi ülkesindeki C bankasına başvurarak, A bankasındaki hesabını teminat göstererek kredi talebinde bulunuyor ve parayla istediği yatırımı yapıyor. Krediyi C bankasına geri ödemiyor ve C bankası da bu kişinin teminat gösterdiği A bankasındaki parasını haciz ediyor. Böylece kişinin parası kredi talebine konu herhangi bir yatırım şeklinde aklanmış oluyor.
Döviz Büroları: Birçok ülkede bulunan ve nakit ağırlıklı çalışan bu kurumların suiistimale açık yönleri bulunuyor. Bu kurumlar vasıtasıyla paranın değişimi nedeniyle gelirin kaynağından bir ölçüde uzaklaştırılması sağlanabiliyor. Küçük banknotlar büyüklere veya eldeki para birimleri diğer para birimlerine çevrilebiliyor. Böylece finansal sisteme entegre edilmesi kolaylaşabiliyor.
Resmi Olmayan Havale Sistemleri: Bu, paranın resmi transfer sistemleri kullanılmaksızın bir coğrafyadan diğerine transferini sağlayan bir havale sistemi. Ülkeden hiçbir fiziksel nakit çıkışı olmuyor. Sistem hem yasal hem de yasadışı fonların transferinde kullanılabiliyor. Sistemin temelinde güven yatıyor, etnik veya mezhepsel bağlılık da bu güven ortamının oluşmasını kolaylaştırıyor.
Sistemin çeşitli ülkelere yayılmış operatörleri, birbirlerinin muhabirleri gibi çalışıyor. Böylelikle birçok ülkeyi kapsayan büyük bir ortak ağ oluşturuluyor. A ülkesinde bulunan ve para havale edecek kişi, B ülkesindeki bir şahsa gönderilmek üzere parasını yerel operatöre teslim ediyor, operatör ona bir şifre veriyor. Parayı teslim alan operatör B ülkesindeki operatörü arayarak havale ile ilgili bilgileri aktarıyor. Daha sonra A ülkesindeki müşteri B ülkesindeki alıcıyı arıyor ve ona havale edilen parayı almasını sağlayacak şifreyi söylüyor ve alıcı B ülkesindeki operatöre giderek parasını alıyor.
Sahte veya Yanıltıcı Fatura (Hayali İthalat, İhracat): Buna göre değeri çok düşük veya hiç olmayan bir mal ihraç edilmiş gibi gösteriliyor ve fatura buna uygun düzenleniyor, daha sonra yurt dışında bulunan suç geliri ihracat geliriymiş gibi gösterilerek ülkeye getiriliyor. Örneğin gerçek değeri 50 bin dolar olan mal için 500 bin dolar karşılığı fatura düzenlenmek suretiyle uyuşturucu madde ticaretinden elde edilen 450 bin dolar tutarındaki suç geliri, ihracat geliri gibi gösterilebiliyor ve aklanıyor.
Fonların Fiziken Ülke Dışına Kaçırılması: Bu yöntem, suç gelirinin elde edildiği ülkeden, denetim eksikliği veya işbirliğine müsait kuruluşların bulunduğu ve fonların kolaylıkla yatırılabileceği başka ülkeye fiziki olarak çıkarılması. Fiziken ülke dışına çıkarılan nakit veya hamiline çek, senet, seyahat çekleri gibi diğer finansal enstrümanlar, kaynağından bir ölçüde de olsa uzaklaşmış oluyor. Daha sonra gittiği ülkede yapılan bir dizi işlemle birkaç ülkeyi de dolaşarak ve aklanmış olarak ilk çıktığı ülkeye getirilebiliyor.
AKLAMA KONUSUNDAKİ GÖSTERGELER
Rehberde, bankalar, faktoring şirketleri, sigorta şirketleri, finansal kiralama şirketleri, PTT ve kargo şirketleri, gayrimenkul şirketleri gibi yükümlülerin, aklamaya yönelik olduğundan endişe edilen ve buna yönelik işaretlerin gözlendiği durumlarda yetkili makamlara ''şüpheli işlem bildirimi'' yapmaları gerektiği vurgulandı.
Rehberde, buna ilişkin müşteri profili ve işlemlere yönelik 45 genel gösterge ile bankacılık sektörü, sigortacılık sektörü ve sermaye piyasası gibi özel alanları içeren 81 sektörel göstergeye de yer verildi.
3-Süresi Dolan Teminat Mektupları
T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Muhasebat Genel Müdürlüğü
Sayı : B.07.0.MGM.0.20/110-02/9615 02.06.2006
Konu :
Bakanlığımıza intikal eden yazılardan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu gereği alınan kesin teminat mektuplarından iş tamamlandığı halde süresi dolan ve ilgilisi tarafından iadesi istenmemiş, ancak mektup üzerinde öngörülen geçerlilik süresini doldurduğu için teminat olma vasfını yitirmiş olan kesin teminat mektupları ile SSK ve vergi dairesi yazısının geç intikali nedeniyle kesin teminatın iadesi koşulları oluşmadan geçerlilik süresi dolmak suretiyle hükümsüz kalan teminat mektupları hakkında ne yönde işlem yapılacağı hususunda tereddüde düşüldüğü anlaşılmaktadır.
Kamu İhale Kurumu Başkanlığının geçerlik süresi dolan kesin teminat mektuplarının iadesi ile ilgili olarak 20/03/2006 tarihli ve 2006/DK.D-53 sayılı Kararında;
İş tamamlandığı halde süresi dolan ve ilgilisi tarafından iadesi istenmemiş, ancak mektup üzerinde öngörülen geçerlik süresini doldurduğu için teminat vasfını yitirmiş olan kesin teminat mektupları ile SSK tarafından sosyal güvenlik borcu bulunmadığına ilişkin yazıların geç verilmesi ve kesin teminat mektuplarının geçerlik süresinin dolması durumunda geçerlik süresi dolan teminat mektuplarına ilişkin olarak, 4735 sayılı Kanunun 13 ve 14 üncü maddeleri gereğince işlemde bulunulması,
İdarelerce Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından sosyal güvenlik borcu bulunmadığına ilişkin yazıların geç verilmesi sebebiyle kesin teminat mektuplarının geçerlik süresinin dolmasına meydan verilmeksizin işlemlerin tekemmül ettirilmesini teminen, 4735 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince, yüklenicilere yapım işlerinde kesin kabul tarihine, diğer işlerde kabul tarihine veya varsa garanti süresinin bitimine kadar Sosyal Sigortalar Kurumundan ilişiksiz belgesi getirilmemesi halinde kesin teminatların paraya çevrilerek borçlarına mahsup edilmesi, varsa kalanının yükleniciye geri verilmesi, kesin teminatların paraya çevrilmesi esnasında yüklenicinin Sosyal Sigortalar Kurumuna olan borcunun miktarının bilinememesi halinde, Sigorta Primlerinin Hakedişlerden Mahsup Edilmesi ve Ödenmesi ile Kesin Teminatların İadesi Hakkında Yönetmeliğin ?Kesin Teminatın İadesi? başlıklı 6 ncı maddesi hükmü gereğince işlem tesis edilerek yüklenicinin tespit edilecek borcunun Kurum hesabına yatırılması ve varsa kalanının yükleniciye geri verilmesi,
gerektiği belirtilmektedir.
Bilgilerini ve işlemlerin söz konusu karar doğrultusunda yerine getirilmesini rica ederim.
Ömer DUMAN
Bakan a.
Genel Müdür
DAĞITIM :
81 İl Valiliğine (Defterdarlık)
Merkez Saymanlık Müdürlüklerine

1 Yorumlar:
izlevideo
Yorum Gönder
<< Anasayfa